Bir Köpekten Öğrendiklerim

BİR KÖPEKTEN ÖĞRENDİKLERİM
Platon’un Şölen eserinde Aristophanes “ Eskiden dünya erkek ve kadından değil, erkek-erkek, erkek-kadın ve kadın kadından oluşurmuş. Yani günümüzde ki iki kişilik malzemeyle bir kişi ortaya çıkarmış. Herkes bundan memnun bir halde yaşarmış. Fakat Tanrı kılıcını kaptığı gibi hepsini ikiye bölmüş. Muntazam bir şekilde ikiye ayrılmışlar. Bunun sonucunda dünyada yalnızca erke ve kadınlar kamış. İnsanlarda öteki yarılarını bulmak için arayış içinde yaşamlarını sürdürmeye başlamışlar”
Peki, Tanrı bunu neden yapmış ki?
Bu bir ceza mıydı, yoksa bir günah mıydı?
Havva’yla Adem’in cennetten kovulması da günahla başlamadı mı?
Yaratanın buyruklarına karşı olan, dince suç sayılan ve diğer tarafta cezasını çekeceğin, davranışlara günah diyoruz.
Aslında günahların belli başlı kurallar dışında neler olduğunu da çok iyi bildiğimiz söylenemez. Birisinin malına mülkünü gasp etmek, iftira atmak, yalan söylemek, hırsızlık yapmak, İnsan öldürmek, şirk koşmak, zina yapmak, tacizde bulunmak… bildiklerimiz.
Ya bilmediklerimiz?
Sevap ve günah arasında ki farklar, bu dünyanın sınavıdır.
Eğer günah olmasaydı, bu dünyada ki imtihanını kazanma ve kaybetme hakkın da olmayacaktı.
İnsanoğlu dünyasında var olan bu iki kavramla imtihan ediliyor. Hep iyi insan olmak için. Peki ya “faydalı insan” olmak kısmı nerede?
Ben dini bir yazı yazmıyorum. Yanlış anlaşılmasın lütfen. Bir yere elbet bağlayacağım bu yazıyı.
Eve köpek almanın haram olduğu söylendi bizlere. Sonra mekruh oldu. Daha sonra eve meleklerin girmeyeceği söylendi bizlere.
Hatta elbisene köpek sürünürse o elbiseyle namaz kılınmayacağı da söylendi.
Evde köpek olursa her gün sevaplarımın bir kısmının silineceği de söylendi…
Dedim ya! Yazıyı bir yere bağlayacağım diye.
Bizler yazılarımızda kendimizden ve yaşanmışlıklardan örnekler veririz.
Evet tüm bu söylenenleri hiçe sayarak, oğlumun ricasıyla eve bir köpek aldık. Adı“CEKU”
Şimdi keşke köpek besleyeceğine ve ona yapacağın harcamayla, kimsesiz bir çocuğu sevindirseydin diyenler vardır. Merak etmeyin! Köpek besleme merhametine sahip bir insan, başka insanların sıkıntılarına da derman olur.
Merak etmeyin! Komşularımızı da rahatsız etmiyoruz. Çünkü bir sıkıntısı yoksa, susması gerektiğini biliyor.
Bir küçücük köpek ve onun ilgili yazılan onlarca hadisten bahsediyorsunuz da, ya insana kazandırdıkları?
Ben size Ceku’nun bana neler öğrettiğini yazacağım.
Eve geleli daha dört ay oldu. Biz Ceku’yla 3 aylık tanıştık. Daha küçücük bir bebekti. Şu anda yedi aylık.
Ceku, bana her sabah sekizde kalkmayı öğretti. Güne gülümseyerek ve onun teşekkür bakışlarıyla başlamayı öğretti.
Hakkını sonuna kadar savunmayı öğretti. Adalet duygusunu nasıl da o mekruh denilen hayvan yaşıyor ve öğretiyor. Hakkı olanı saatinde ve miktarını aşmadan istiyor.
Her şeyin bir saati ve zamanı olduğunu öğretti, yani “düzeni” öğrendim.
Göz temasının ne kadar güzel bir his olduğunu ve gözünün içine bakarak seni ne çok sevdiğini diliyle söyleyemese de gözleriyle anlatmayı öğrendim. Yanlış bir şey yaptığında ise, gözlerini kaçırmayı da öğretti.
Özgürlüğün tüm canlılar için önemini öğrendim. Tasmaya itirazı. Oysa kendini kontrol edebilse tasmaya ne hacet.
Sevdiklerini korumanın önemini nasıl da 7 ayda kavrayıp uyguladı. Tehlike anında, dış etkenlerden uzak tutmak için yani bizi uyarmak için havlayıp bizi nasıl da koruyor. Menfaatsiz ve hiçbir şey beklemeden.
Herkesin kişisel özelliklerine göre davranmayı. Bende olmayan politik davranmayı Ceku’dan kısmen öğrenmeye başladım. İzin verildiği sürece koklamayı.
Bir yanlış karşısında sessiz kalıp hiç oralı değilmiş gibi davranabilmeyi öğrendim. Ama o yanlışın, yanlış olduğunu ve bir daha yapılmaması gerektiğini de.
Elinde ki ile yetinmeyi öğrendim. Elimde olana sevinmeyi, taş üstüne taş koyup, hayatında taş bırakmayanların mutsuzluklarını öğrendim.
Üzülünce onunda ağladığını öğrendim. Bir canlının gözyaşına kıyamayanların dünyasında, onun senin gözyaşına her yeri yakıp yıkacağını öğrendim.
En önemlisi neyi öğrendim biliyor musunuz? Cüssesi, kalıbı, gücü ne olursa olsun KİMSENİN KALIBINA GİRİLMEYECEĞİNİ.
Evet mekruh, haram vs denilen köpek insana sevmeyi de öğretiyor, sevilmeyi de. Üstelik karşılık beklemeksizin koşulsuzca bağlanıyor.
Sen yeter ki insan olmayı bil ve becer.
Herkesin yalnızca “ben ve etrafım” dediği bu dünyada, dört bacaklı, Allah’ın sessiz kulu ama sevgi arsızı köpeğimiz, ailenin fertlerinde hiçbir ayırım gözetmeksizin sevgisini gösterirken bizlerin aslında tartıldığında değerleri çok ağır basan varlıklar olduğumuzu gösterdi. İyi ki bizimle, bin şükür.