Cumhuriyet’in kazanımlarının kapısına kilit vurmanın acısını, aşıda dışa bağımlı olarak iki yıldır çekiyoruz. Refik Saydam Hıfzıssıha Enstitüsü açılsın. Aşı üretimimizi biz yapalım. Bir imza bir damla su ve sel olup çağlayalım. Kurumumuzun kapısı açılsın. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı veya Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Türkiye’de yaşayan halkın sağlığınıDevamını Oku
Erdal Eren’i idam etmek için yaşını sahte raporla 18 yaptıkları gün yazmıştım ADALET karşıdan karşıya geçiyorduk kalabalıktık adalet çarptı öldük Süheyla Taşçıer O gün şafak sökmeden tabure sesine düşen dizelerim Erdal Eren’e UTANÇ ay gezinirken çakıl taşlarında kanlı bıçaklarını yalıyor avcılar karanlığın pençesinde kütükte Devamını Oku
BACIYAN-I RUM (ANADOLU BACILARI) KAYSERİ’DEN DÜNYAYA AÇILAN PENCERE ANADOLU’DA KADINLARIN YÜKSELEN SESİ BACIYAN-I RUM (ANADOLU KADINLARI) YERİ GELDİ HALI TEZGAHLARININ BAŞINA OTURDULAR, YERİ GELDİ NİNNİLERLE UYUTTULAR BEBELERİNİ YERİ GELDİ, TOPRAKLARINI İŞGAL EDEN MOĞOLLARA KARŞI ERKEKLERİYLE OMUZ OMUZA SAVAŞ VERDİLER. Uyuyor Kızılırmak, sırtını Güney’e dayamış, yorgun uyuyor Kızılırmak. Bir dağ, bulutları deldi. Başkaldırdı. Göğe yükseldi dört […]Devamını Oku
1967 Şubat ayazı… Geceme düşen bal peteği zehri ve çocuk ruhumdan akan dizeler. 1985 yılına kadar bekledi şiir. Ağabeyimin babamın yanına sıralanmasıyla bitti. Sustum şiir konuşsun. BABAMA babam tadı damağımda baldı o sabah kalkamadı peteklerden akıttın zehrini tanrım gözlerimde ölüm ağırlığı annemin yangınına koştum deli rüzgar gibi dolanıyor annemin sesi taş duvarlar […]Devamını Oku
İstanbul’u fena vurdu yasaklar. Yasağın kendisi de yasak olmalı. Ahhh!!! İstanbul çilen dolmamış. Erguvan’ların betona gömülmüş. Ihlamur kokun egzoz kokusuna karışmış. Pandemi ile Beyoğlu polis kordonu altına alınmış. Beyoğlu beyliğini yitireli nice yıllar geçmiş. Rakının kokusu mu ağır geldi beyler ? Biranın aşk ile köpürmesi mi? Oysa Beyoğlu’nun sokak çocukları var… Kedilerin karnında baygın uyuyan […]Devamını Oku
6 MAYIS 1972 Türkiye’yi o günlerde derinden sarsan olay fidan gibi üç gencin asılmasıydı. Hafızalardan silinmeyen bu üç genç Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan yıllar geçse de karanlık bir devrin sembolü olarak şiirlerde romanlarda yaşadılar yaşayacaklar.İşte o günleri yüreğinde acıyla yaşayan genç şair Süheyla Taşçıer’in 1972 yılında hissettiklerini günümüze ulaştıran şiiriyle yine bir neslin [&Devamını Oku
Zamanında Cemal Süreyya onun için şöyle demiştir: “danimarka burunlu sappho’dan sonra, türkiye’de tek erotik kadın şair. on beş yıl sonrasının şiirini yazıyor…” Yıl 2021 Süheyla Taşçıer şiirleriyle yazılarıyla demlenmiş kendi deyimiyle çatlaklarından ihanet sızmayan kalemini daha bir sivriltmiş ve hala kadın şair denince ilk aklımıza gelen şair, yazar, gazeteci olarak Kadınca Dergisi sayfalarında hislerimize şairane […]Devamını Oku